Şu horozlu ayna, cep aynası.
Ahmet Erhan Çerçi şiirinde “İncik boncuk satarım köylülere işim bu” diyor ama
köylü yeniyetmelerin şaşmaz favorisi cep aynasıydı.
Acaba arka cep, pantolonun
tarihçesinde cep aynasının zulası olarak sonraki aşama mı?..
Lacan’ın Ayna Evresi makalesi
çocuklarda ‘ben’i fark ettiren ve ‘ben’i kuran bir öğe olarak bir başlangıç
sunuyor…
Lacan’ın atladığı bir şey
var: aynanın tarihi.
Ayna evlerde ne zaman
demirbaş haline geldi ve ne zaman yaygınlaştı? İnsanların aynayla ilişkisi
nasıl gelişti? Boy aynası evlere ne zaman girdi? (İlgilenenler için Sabine
Melchior-Bonnet, Aynanın Tarihi)
Aynayla baş başa
kalmak=Yalnızlığın icadı…
Bir de aklında olsun,
‘Aynanın tarihi’ ifadesi oksimoron. Çünkü ayna hep şimdiki zamanı gösterir.
2016 yılında yapılan kapsamlı
bir araştırmaya göre insanlar ortalama haftada dört saatini ayna karşısında
geçiriyor (mesela Türkiye’de 4,6 saat kadınlar, 3,2 saat erkekler; ortalama
sürede rekor 5,5 saatle İtalyanlarda, ayna karşısında en az vakit geçirenler
Çinliler).
Açıklaması kişisel bakım...
dolayısıyla ayna ile ilişkimiz de ters algılanıyor. Şöyle: Ayna bize
kusurlarımızı göstermiyor, bizzat kusur denilen marazı var ediyor… ayna acısı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder