18 Ekim 2026 Pazar

Aşk, Saçmalık ve El Âlem

                      Rene Magritte, The Lovers
 

Aragon “Mutlu aşk yok ki dünyada” demişti.

Sofrada benim de tuzum olsun, bu kadarına hakkım var, söylüyorum: Sonunda saçmalığa yenilmeyen aşk yoktur.

Tavsamaktan, her şey gibi zamana yenilmekten söz etmiyorum.

Saçmalık dış müdahalenin içeride hakikat kılığına girmesi. Belki şöyle söylemek daha iyi: Dünyanın kendi saçmalığını âşıklara kendi sorunlarıymış gibi kabul ettirmesi.

Aşık olmak başka, birlikte olmak başka. Aşk birlikte olmanın yolunu bulur, illaki bulur. Çünkü aşk anarşisttir. Birlikte olmanın sosyal normları ise ideolojidir, dışarıdan müdahale eder. 

Yasaklar ve izinlerle. 

Ama saçmalık aşıklar arasına üçüncü bir kişi olarak girmez, “herkes” düşüncesi aşıkların kafasının içindedir; yasak ve iznin içselleştirilmiş dili.

Aşıklardan biri diğerini incitebilir, biri diğerine küsebilir, bir konuda anlaşamayabilirler… zamanla araya giren “norm” ideolojisi bu sorunların başkalarının değerlerine uyup uymadığını ölçmeye başlar. İnsanın zayıf tarafıdır, yalnız kaldığında biriyle dertleşir. Tam da aşka karşı caydırıcı tehlike budur işte. Çünkü kimse başkasına aşık olan birinin yanında kendini iyi hissetmez. Bu onun tarafından daha az sevildiğinin göstergesidir zaten, en yakını bile olsa.

Saçma norm uyarınca ne olması gerektiğini söyler. Birinin ağzıyla olması şart değil.

İki insan birbirini artık sevmeyebilir. İçlerinden birinin sevmemesi bile yeterli. 

Ama iki insan birbirini severken ayrılıyorlarsa, ve bu ayrılık kararı gelecekte birbirlerini sevmemeleri için yapılıyorsa saçma. Yani yöntem saçma demek istemiyorum, gerçekten de tercih edilen saçma ayrılık sevmemeye yol açabilir. Ama ne pahasına? İnsan bu vazgeçişin nedenine de kaçınılmaz olarak  yabancılaşacaktır. İkinci kez saçma!

Aşkın kendisine ait olmayan bir saçmalığı kendi hakikati sanarak ötenazi yapması. Ancak lanetleyerek bu saçmalıktan kurtulabiliriz. Kahrolsun her tür aşk şarkı sözleriniz!

Yenilgi, melankoli ve kendi kabuğuna çekilmiş hüznün bilgeliği, alın size Rodrigo. Aradığım söz nasılsa içimde dolaşır.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder